Haber Detayı
08 Aralık 2018 - Cumartesi 09:29 Bu haber 2170 kez okundu
 
Faruk Demir'i birde benim kalemimden okuyun
Bu hayat çok enteresan olaylarla insanı karşılaştırıyor.Yıllar önce bana,yaşadığım büyük bir sıkıntı anımda sahip çıkan Faruk Demir bugün Ardahan'da belediye başkanlığı için CHP'nin adayı oldu, bende geçmişte iyiliğini gördüğüm bu kişinin nasıl bir gönül adamı olduğunu,zor günlerin adamı olduğunu Ardahan kamuoyuna anlatmaya çalışacağım.
GÜNDEM Haberi
Faruk Demir'i birde benim kalemimden okuyun

Ben liseyi Gölede bitirmiş,binbir zorluk ile kazandığım İTÜ'den 1992 yılında mezun olmuş idealist bir Mühendis olarak heyecanlı ve enerji dolu birisiydim,çok farklı iş ve akademik fırsatlar ayağıma geldiği halde dönüp bakmamış,Türk Telekom(o zaman PTT idi)'dan gelen iş teklifi üzerine İstanbul'da göreve başlamış 1993 yılının ocak ayının 22 sinde işbaşı yapmıştım.işe başladıktan 2 yıl sonra Ankara'ya tayin istemiş ve 1995 yılında Ankara'ya tayin olup burada Radyo-link Mühendisi olarak göreve başlamıştım.

 

İstanbul'da öğrencilik yıllarım İslamcı ortamlarda geçti,Milli görüş kadrolarının yetiştiği İlim-Yayma Cemiyetine ait yurtta 5 yıl kalmış Refah Partisinin üst düzey kadrolarıyla yakınen tanışma fırsatımız olmuştu.Bu siyasal duruş ve çizgiyi kaybetmeden Ankara'da görev yaparken kurumda doğulu olmanın ve siyasal bir duruşumuz nedeniyle o dönemde kendilerine Milliyetçi havası veren derin tipler benden rahatsız olmaya başlamış ve yavaş yavaş bizi ötekileştirmeye başlamışlardı ve ben Telekom'a girdiğime pişman olmaya başlamıştım.

 

1996-97 yılında görevde olan Refah-Yol iktidarının 28 Şubat Post-Modern darbesinden sonra yıkılması üzerine 1997 yılında askere gitmiş ve asteğmen olarak Kars'ta Muhabere asteğmenlik yapmış,28 Şubat'ın o fırtınasından bende nasibimi almış,azda olsa er yapılma tehdidine maruz kalmıştım.Askerlik bitişi göreve geri dönmüş 6 ay sonra Ardahan'da bir projenin yürütülmesi maksadıyla geçici görevle Telekom Müdür Yardımcısı olarak 99 yılının Şubat ayında Ardahan'a gelmiştim.

 

Ardahan'da 2 yıl görev yaptıktan sonra geçici görevimi iptal ettirip Ankara'ya görev yerime dönmüş ve iş başı yapmıştım.bir gün personel Müdürü O.Y isimli sevdiğim biri beni Genel Müdür Yardımcısı Muharrem Beşir'in çağırıp görüşmek istediğini söyledi,hazırlanıp gittiğimde beni makamına alan MHP'nin bürokratı bu zat bana hakarete varan ithamlarda bulunarak benim terör örgütü elemanı olduğumu bu şartlarda Ankara'da çalışmamın mümkün olmadığını vs saydırdı durdu,bende kendisine çok ciddi şeyler söyleyerek makamını terkettim,Ertesi günü çalıştığım yere gelerek herksin içerisinde bana hitaben''bu şerefsizi gönderin buradan'' diyerek yine hakaret edip çalışma huzurumu bozdup beni Ankara Yenimahalle Telekom Müdürlüğüne sürdüler.burada 6 ay boyunca ne bir yer verdiler oturmam için,ne de bir iş sadece boş sıgara içilen odada günümü geçiriyor nasıl bir hata yapıp bu kuruma girdiğime kendi kedime kızıyordum.

 

İTÜ'yü derece ile bitirmişsin,önüne bir çok fırsat çıkmış elinle geri itmişsin ve geldiğin şu noktada düşürüldüğün hale bak deyip bu duruma kızarak oturup Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'e açık bir mektup yazıp yardım istedim.

 

2 ay sonra beni Telekom'un Müfettişleri ifadeye çağırdılar,bana şikayet gerekçemi sordular ve sonra tekrar çağıracağız dediler ve bir haber geldi ki makamı şikayetten dolayı disiplinsiz davranışım nedeniyle şirketten çıkarılmam için yüksek disiplin kuruluna uyduruk ve bana tehdit savuran kişiyi korumak maksadıyla bir rapor sunulmuş ve 12 Nisan 2002 tarihinde bir CUMA günü akşam saat 18.30 da Türk Telekomdaki görevime son verildiğine dair karar önüme kondu imzamı atıp evime gelmiş 5 aylık hamile olan eşimin o günkü gözyaşlarını hala unutabilmiş değilim.

 

Artık Telekom'dan ayrılmış ve ne yapmam gerektiğini iyi bildiğim yargı yoluna gitmeye karar verip gereken müraacatı yapmıştım.Birgün telefonla şu an hatırlamadığım biri aradı bu konuyu DSP Ardahan Milletvekili Faruk Demir'in duyduğunu ve beni Mecliste beklediğini söyledi,çıkıp gittim ,Faruk Demir le ilk kez karşılaşmıştım bana''gel güzel kardeşim geçmiş olsun diyerek beni dinledi'' ve o dönem Cumhurbaşkanlığı KANUNLAR VE KARARLAR DAİRE BAŞKANI Reşat Şamiloğlu ile görüşüp durumu anlattı ve bana yardım edeceklerini ilgili yerlerle görüşmeler yapıp bir an evvel mağduriyetimin giderileceğini söyleyip rahat olmamı söylediler.

 

Ankara Bölge İdare Mahkemesi 1 ay gibi bir kısa sürede işe geri iade edilmeme karar verdi,işten ayrılışımın üzerinden 3 ay geçmeden mahkeme kararıyla geri dönmüş ve doğumu yaklaşan eşim için bu durum güzel bir sürpriz olmuştu.

 

Kısaca bir insanın ekmeğiyle oynamayı ve onun hayata tutunma nedeni olan işini elinden almayı kendilerine marifet sayan Milliyetçi ve muhafazakar geçinen içi boş siyasal yapının ortaya koyduğu tablo,diğer yandan İnsanın emeğine,onuruna,şerefine sahip çıkan Solcu diye belkide birilerinin sevmediği yapının ulvi davranışı.

 

Benim hayatımın dönüm noktası olan bu büyük olayda yaşadığım acılarda o zaman yanımda olmayan Muhafazakar kesimin karşısında bana ve ekmeğime sahip çıkan solcu,sosyal demokrat kesimin yaptığı güzellik karşısında siz olsaydınız ne yapardınız?

 

İşte şimdi Ardahan'a CHP'den Belediye Başkanı adayı olan Faruk Demir'in bana yaptığı iyiliğe karşı 16 Yıl sonra vefalı biri olarak bu durumu kamuoyuna anlatmayı kendime bir görev ve vazife edindim.

 

Ardahan kamuoyu Faruk Demir'in bir insan olarak bu yönünü bilsin istedim.

 

AK Parti döneminde ortaya farklı kimllikle çıkan aynı Milliyetçi derin yapının,yine aynı işleri tekrar önüme koyduğunda bu sefer FETÖ'cülerle beni istifaya zorladığında bana sahip çıkamayacak kadar zavallı olan iktidardaki Siyasal islamcı çevremizin ne halde olduğunu sorgulamamıza gerek yok artık.

 

Allah rızası için iş yaptığını iddia edip Allah'ın rızası dışındaki her türlü işi yapan Muhafazakar çevrenin insan onuru ve ekmeğine karşı ortaya koyduğu davranışları ile İnsanın onurunu ve ekmeğinin korunmasını öncelik olarak gören solcu anlayışın erdemli tutumunu kıyasladığımızda.

 

Bizim islamcıların solculardan öğreneceği çok şey var.

 

Önce Allah'ın emrettiği işlerde insanlara karşı etnik,dini ayrım yapmayıp adil olacaklar,yeryüzünde insana yakışır tutum ve davranış içerisinde olacaklar,rızık sahibi Allah'ın emir ve yasaklarına uyup kimsenin rızkıyla uğraşmayacaklar.

 

Unutmayacakları gerçek şu ki,yeryüzünde yaşayan her canlıyı yaratan,onlara rızık veren ve bu dünya hayatını bu insanlar için bir imtihan sahası yapan yüce ALLAH'tır

 

Ardahan kamuoyu bu gerçeği benden duymuş olsun.

 

Zafer Tahiroğlu

Kaynak: Editör:
Etiketler: Faruk, Demir'i, birde, benim, kalemimden, okuyun,
Yorumlar
Haber Yazılımı